bir şehir manzarası üzerindeki ağ şebekesine bakarak sanal ağ zemininde yürüyen bir erkek
Sınır bilişime yakın mısınız? Sınır Bilişimin güvenliğe ihtiyaç duymasının nedenleri

#KingstonCognate, Rob May’i sunar

Rob May’in fotoğrafı

Ödüllü bir konuşmacı olan Rob May, uluslararası konuşmalar yapmaktadır ve Avrupa’daki çeşitli iş liderliği kuruluşları için CEO ve Direktör çalıştayları düzenlemektedir. IT ve Siber güvenlik hizmetleri/desteği sunmak için kendisiyle birlikte 75 danışmandan oluşan bir ekiple çalıştığı ramsac’ın kurucusu ve Genel Müdürü (29 yıldır) olmasıyla (ve PwC ile iş ortaklığı anlaşması da var) güncel ve konu ile ilgili bir uzman olarak konuşuyor. Rob, Institute of Directors’ın Siber Güvenlik konusunda Birleşik Krallık’taki elçisidir ve Siber Güvenlik Eğitimli Liderler/Otoriteler alanındaki küresel sıralamada 5. sırada gösterilmektedir. Cyber Resilience Centre for the South East’in, Danışmanlar Kurulundadır ve endüstri, akademi ve yasa uygulama alanlarında çalışmaktadır.

Sınır bilişim (Edge Computing) nedir ve güvenliği neden önemlidir?

Sınır bilişim, bulutta daha az hesaplama işlemi yapılmasını ve bu süreçlerin (verileri) tüketildiği yere yakın olacak konuma getirilmesi, dolaysıyla istemci/cihaz ile sunucu arasındaki uzun mesafeli (bazen binlerce kilometre uzakta) veri aktarımını en aza indirerek gecikmelerin ve bant genişliğin kullanımının azaltılması için kullanılır.

Sınır bilişimin gelişimi, buluta veri göndermek ve buluttan veri almak için internete bağlanan IoT (Nesnelerin İnterneti) cihazlarının müthiş hızlı büyümesi ve taleplerin artması nedeniyle gerçekleşti. Ancak sınır bilişimde işlenmesi gereken gerçek zamanlı uygulamalar ve 5G gibi teknolojiler, bu teknolojiyi hızla ileri doğru destekliyor.

Genellikle bu teknolojinin büyük kısmını yeterince dikkate almıyoruz. Ancak otonom arabalar, tıbbi cihazlar ya da uçak sistemleri gibi insan hayatı üzerinde gerçek etkiye sahip uygulamaları düşündüğümüzde, bunların gerçek zamanlı olarak tepki vermesi için kesin bir gereklilik vardır. Dolayısıyla veri işleme süresinin azaltılması kritik öneme sahiptir.

Sınır bilişim donanımları ve hizmetleri, verileri yerel olarak işleyerek ve saklayarak bu sorunun çözülmesine yardımcı olmaktadır. Bir sınır ağ geçidi, sınır cihazdan gelen verileri işleyebilir ve daha sonra buluta yalnızca ilgili verileri göndererek bant genişliğinden tasarruf sağlayabilir.

Ağın sınırı tanımı biraz karışıktır; bazıları ağ sınırının IoT cihazının içindeki işlemci olduğunu düşünürler ancak bir yönlendirici, İSS ya da yerel bir sınır sunucusu da aynı tanım kapsamına girer. Burada önemli olan yakınlıktır. Ağ sınırının cihaza ve internete bağlandığı noktaya fiziksel olarak yakın olmasıdır.

Büyüme, talep ve olası siber güvenlik tehditleri

arka planda şehir siluetinin yer aldığı, devre kartlı ve ağ hatlı kilit resmi ile arkada bir el

Bu işleme ve anormal veri saklama gereksinimleri üzerindeki sabit büyüme ve talepler, veri merkezlerinin ve hibrit bulutların büyümesini ve genişlemesini destekliyor. Aynı zamanda ortak bulut, özel bulut ve küçük yerel veri merkezlerinin büyük ölçekli yaygınlaşmasının ilk daha bu kadar talep aldığını görüyoruz.

Endüstri ve kullanıcılarının odaklanmaya ve geliştirmeye devam etmesi gereken kritik bir konu siber güvenlik ve güvenlik ve direncin sürekli gündemde tutulması gerekliliğidir. Sınır bilişim, dijital hayatlarımızda saldırı vektörlerini artıran ve tehdit alanını genişleten bir diğer faktördür.

İş yerimizde ve özel hayatımızda daha fazla bağlı “akıllı” cihazlar kullanmaya devam ediyoruz. Ayrıca sınır sunucuları ve dahili bilgisayarlar içeren IoT cihazlarının sayısı arttıkça, kötü amaçlı bilgisayar korsanlarının bu cihazlara saldırması ve onları tehlikeye atması için çok sayıda fırsat ortaya çıkıyor. Veri merkezlerinin (her büyüklükte), birbirine bağlı dijital dünyamızın güvenlik zorluklarıyla yüzleşebilecek donanıma sahip olması zorunludur.

IoT (Internet of Things), yani Nesnelerin İnterneti ile ilgili sık yapılan bir şaka IoT’nin aslında Tehditlerin İnterneti’nin (Internet of Threats) kısaltması olduğudur! Bu zorluğun bir bölümü, tüketicilerin satın aldıkları ya da kullandıkları cihazların güvenlik risklerini dikkate almıyor olmasıdır. Bir diğeri bir birey gibi artık kimlik bilgileri ya da yetki ile kimlik doğrulamasına kolayca sahip olmadığımız bir dünyadaki fiziksel zorluktur ve verileri korumanın çeşitli yollarını bulmamız zorunludur.

Sınırdaki verilerin, genellikle birçok farklı cihaz tarafından işlendiği ve varsayılan olarak bir merkezi ya da bulut tabanlı sistem kadar güvenli olmayabileceği kabul edildiğinde, bunlar üzerine dikkatle düşünülmesi kesinlikle önemlidir. IoT cihazlarının sayısı artmaya devam ederken, endüstrinin tüm olası cihaz güvenliği sorunlarını anlamak ve bu sistemlerin güvenliğini gerektiği gibi sağlamak için çok sıkı çalışması temel bir gereksinimdir. Uygun güvenlik protokolleri ve doğru erişim kontrol yöntemleriyle birlikte veri şifreleme de çok önemlidir.

Sınır bilişimin uzmanlarla gerçeğe dönüştürülmesi

Sınır bilişim kaçınılmaz olarak daha fazla yerel donanımlar gerektiriyor. Bir IoT kamera gibi bir cihazın ham video verilerini bir web sunucusuna göndermek için bütünleşik bir bilgisayar gerektiriyor olmasına karşın cihazın kendi hareket algılama algoritmalarını kullanmasını istersek, daha yüksek işlemci gücüne sahip daha gelişmiş bir bilgisayara ihtiyaç duyacağını düşününün.

iletişim ağı IoT hatlarının şehre bağlandığı bir akıllı şehir manzarası

Yukarıda belirtilen zorlukların gereklerini karşılamak için veri merkezi teknolojisinin gelişmeye devam etmesi gerekmektedir: optimize veri saklama kapasiteleri aramamız, daha hızlı sunucuları kullanmamız ve donanımsal şifreleme ve daha verimli sıkıştırmanın daha yaygın biçimde kullanılmasını sağlamamız gerekiyor. Sadece SAS’den (Seri Bağlı SCSI) SATA ya da NVMe Kurumsal SSD’ye (Katı Hal Sürücüleri) geçmek bile tüm veri merkezleri seviyesine göre hesaplandığında enerji kullanımın azaltılmasında önemli etkiye sahip olacaktır.

Aynı zamanda kalıcı flash bellek yongalarını birbiri üzerine istifleyen bir teknolojinin (bellek hücreleri dikey olarak birden fazla katman halinde istiflenir) yer aldığı yüksek performanslı, yüksek kapasiteli ve yüksek düzeyde ölçeklenebilir 3D NAND’ın (ya da V NAND) daha da yaygın olarak kullanıldığını göreceğiz. Bu teknolojinin amacı cihazları daha hızlı hale getirirken, daha yüksek kapasitelere ulaştırırken daha az enerji kullanarak daha verimli çalıştırmaktır.

Bu giderek daha karmaşık hale gelen IT ekosistemiyle uğraşma, itibarlı bir donanım, yani bir bellek ve veri ürünleri sağlayıcısından hizmet aldığınızda çok daha kolaydır. Bu sağlayıcının, satın aldığınız ürünlerin, sizin kısa, orta ve uzun vadeli IT ve iş hedeflerinizle uyumlu olduğundan emin olmak için sizinle birebir çalışmaktan memnun olması gerekmektedir. Kingston Technology'nin "Bir Uzmana Sorun" Ekibi işte burada öne çıkıyor.

Kingston 30 yılı aşkın deneyimi ile hem veri merkezlerinin hem de kurumların, 5G, IoT (Nesnelerin İnterneti) ve Sınır Bilişimin (Edge Computing) artmasıyla ortaya çıkan zorluklara ve fırsatlara tam olarak yanıt vermelerini sağlamak için gerekli bilgiye, çevikliğe ve uzun ömürlülüğe sahiptir.

#KingstonIsWithYou

devre kartı çizimlerinin yer aldığı koyu renkli bir masada duran bir dizüstü bilgisayarın üstten görünümü

Bir Uzmana Sorun

Doğru çözümün planlanması, projenizin ve sisteminizin gereksinimlerinin anlaşılmasını gerektirir. Kingston’ın uzmanları size yardımcı olabilir.

Bir Uzmana Sorun

Kingston Bellek Arama

Kingston ile işe başladığınızda bellek seçmek kolaydır.
30 yılı aşkın uzmanlığıyla Kingston, güvenle bellek seçmeniz için gerekli olan bilgiye ve kaynaklara sahiptir.

Sisteme/Cihaza Göre Ara

İhtiyacınız olan Kingston ürünlerini bulmak için bigisayar sistemi ya da dijital cihazın marka ve model numarasını ya da sistem parça numarasını girin.

Parça Numarasına Göre Ara:

Kingston parça numarasına, dağıtıcı parça numarasına ya da üreticiyle eşdeğer parça numarasına göre arama yapın.

Kingston’ın Kurumsal veri saklama çözümleri hakkında daha fazla bilgi alın

Yazılar ve Videolar